Alzheimer için erken tanı uyarısı: Türkiye’de vaka sayısı 2050’ye kadar 2,5 katına çıkabilir

Dünya Alzheimer Günü’nde uzmanlardan erken tanı ve risk faktörleri uyarısı geldi. Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşadığı tahmin edilirken, bu sayının 2050’ye kadar 2-2,5 katına çıkabileceği belirtildi.

Eylül 20, 2026 - 10:38
 0
Alzheimer için erken tanı uyarısı: Türkiye’de vaka sayısı 2050’ye kadar 2,5 katına çıkabilir

Dünya genelinde yaklaşık 57 milyon kişinin demansla yaşadığı belirtilirken, Alzheimer hastalığının demans vakalarının yüzde 60-70’ini oluşturduğu ifade ediliyor. Türkiye’de ise yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşadığı tahmin ediliyor. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte bu sayının 2050 yılına kadar 2-2,5 katına çıkabileceğine dikkat çekildi.

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, Alzheimer hastalığının dünya genelinde giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 57 milyon kişinin demansla yaşadığını ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka görüldüğünü aktaran Gömceli, Alzheimer’ın demans vakalarının yüzde 60-70’ini oluşturduğunu kaydetti.

Türkiye’de vaka sayısının artması bekleniyor

Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşadığının tahmin edildiğini belirten Gömceli, nüfusun yaşlanması nedeniyle bu sayının 2050 yılına kadar 2-2,5 katına çıkmasının beklendiğini ifade etti.

65 yaş üstü nüfus oranının yüzde 10 seviyelerinden 2050 yılında yüzde 23’e ulaşmasının öngörüldüğünü belirten Gömceli, Alzheimer’ın gelecek yıllarda Türkiye’nin önemli halk sağlığı sorunlarından biri haline gelebileceğine dikkat çekti.

Alzheimer yaşlanmanın doğal sonucu değil

Alzheimer’ın beyindeki sinir hücrelerinin ilerleyici şekilde hasar görmesi ve ölmesi sonucu ortaya çıkan nörodejeneratif bir hastalık olduğunu ifade eden Gömceli, hastalığın bellek, düşünme, dil, yargı ve günlük yaşam becerilerini zaman içerisinde bozduğunu söyledi.

Hastalığın çoğunlukla 65 yaş üzerinde başladığını ancak daha genç yaşlarda da görülebildiğini belirten Gömceli, belirtilerin başlangıçta hafif unutkanlık şeklinde ortaya çıkabileceğini kaydetti.

Gömceli, hastalığın ilerlemesiyle kişinin yakın geçmişi hatırlamakta zorlanabileceğini, eşyalarını yanlış yerlere koyabileceğini, kelime bulmakta güçlük çekebileceğini, yönünü şaşırabileceğini ve karar vermekte zorlanabileceğini belirtti. İleri evrelerde ise bağımsız yaşamın büyük ölçüde güçleşebileceğini ifade etti.

"Alzheimer yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir"

Yaş en güçlü risk faktörü

Alzheimer’ın kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini aktaran Gömceli, beyinde beta-amiloid plaklar ve tau proteinlerinin birikmesinin sinir hücrelerini bozarak hücre ölümüne yol açtığını, bu sürecin yıllar içerisinde ilerlediğini söyledi.

Yaşın hastalık açısından en güçlü risk faktörü olduğuna işaret eden Gömceli, 65 yaşından sonra riskin belirgin şekilde arttığını belirtti. Aile öyküsü ve özellikle APOE4 gibi bazı genlerin de riski yükseltebildiğini ancak genetik yatkınlığın tek başına belirleyici olmadığını ifade etti.

Gömceli; yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite ve kalp-damar hastalıklarının yanı sıra fiziksel hareketsizlik, sigara, aşırı alkol tüketimi, sosyal izolasyon, işitme kaybı, kafa travmaları ve hava kirliliğinin de risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi.

Değiştirilebilir risk faktörlerine dikkat çekti

Dünya Sağlık Örgütü’nün güncellenmiş rehberlerinde demans riskinde fiziksel hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımı, sosyal izolasyon, yüksek tansiyon, diyabet, işitme kaybı ve hava kirliliği gibi değiştirilebilir faktörlerin önemine dikkat çekildiğini belirten Gömceli, yaşam tarzında yapılacak değişikliklerin hastalığın ortaya çıkışının geciktirilmesinde önemli rol oynayabileceğini kaydetti.

Unutkanlık fark edildiğinde uzmana başvurulmalı

Unutkanlık, kelime bulma güçlüğü veya davranış değişiklikleri fark edildiğinde vakit kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Gömceli, erken dönemde başlayan destek ve tedavilerin hastalığın seyrini yavaşlatabileceğini ve yaşam kalitesini artırabileceğini belirtti.

Gömceli, Alzheimer’ın bireyin yanı sıra aileyi ve toplumu da etkilediğini ifade ederek farkındalığın artırılması, risk faktörlerinin kontrol altına alınması ve bilimsel gelişmelerin takip edilmesinin önemine dikkat çekti.

Alzheimer riskini azaltmak için 8 öneri

Alzheimer’ı kesin olarak önleyen bir yöntemin bulunmadığını ancak riskin azaltılması ve hastalığın ortaya çıkışının geciktirilmesinin mümkün olabileceğini belirten Gömceli, şu önerilerde bulundu:

Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapılması.

Akdeniz veya DASH tipi beslenme düzeninin benimsenmesi.

Tansiyon, kan şekeri ve kolesterolün kontrol altında tutulması.

Sosyal ve zihinsel aktivitelerin sürdürülmesi.

İşitme ve görme sorunlarının ihmal edilmemesi.

Sigara ve aşırı alkolden uzak durulması.

Kaliteli uyku ve stres yönetimine dikkat edilmesi.

Kafa travmalarından korunulması.

Tepkiniz ne oldu?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow