Antalya için COP31 uyarısı: 4 günlük yağmur 40 dakikada yağabilir!

Antalya'da COP31 Sivil Platformu raporu açıklandı. Uzmanlar, aşırı yağış ve sel riskine karşı altyapının yeniden planlanması gerektiğini vurguladı.

Ekim 15, 2026 - 15:42
 0
Antalya için COP31 uyarısı: 4 günlük yağmur 40 dakikada yağabilir!
Antalya için COP31 uyarısı: 4 günlük yağmur 40 dakikada yağabilir!
Antalya için COP31 uyarısı: 4 günlük yağmur 40 dakikada yağabilir!
Antalya için COP31 uyarısı: 4 günlük yağmur 40 dakikada yağabilir!

Antalya'da COP31 hazırlıkları kapsamında oluşturulan COP31 Antalya Sivil Platformu'nun raporu kamuoyuna tanıtıldı. Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) öncülüğünde hazırlanan raporda, kentin iklim değişikliği, su güvenliği, kuraklık, afet yönetimi ve yeşil dönüşüm alanlarındaki ihtiyaçları ele alındı. Toplantıda son günlerde yaşanan şiddetli yağışlar da gündeme gelirken, uzmanların değişen yağış rejimine ilişkin uyarıları dikkat çekti. Prof. Dr. Ethem Karadirek, "Eskiden dört günde yağan yağmur artık 40 dakikada yağabilir" diyerek Antalya'nın altyapı ve şehir planlamasının iklim değişikliğine uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

ANTALYA'NIN COP31 YOL HARİTASI AÇIKLANDI

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği öncülüğünde oluşturulan COP31 Antalya Sivil Platformu, üçüncü ve son toplantısını gerçekleştirdi.

Antalya'nın COP31 sürecindeki rolünü güçlendirmek ve iklim değişikliğiyle mücadelede kalıcı iş birlikleri oluşturmak amacıyla hazırlanan rapor, iş dünyası, akademisyenler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla tanıtıldı.

Platformun 25 Şubat ve 25 Mart tarihlerinde gerçekleştirdiği toplantıların ardından hazırlanan raporda, farklı çalışma gruplarının değerlendirmeleri ve önerileri bir araya getirildi.

Çalışmada Antalya'nın iklim riskleri, su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir tarım, turizm, enerji verimliliği ve afetlere hazırlık konularındaki ihtiyaçlarına odaklanıldı.

ANSİAD BAŞKANI ÖZBEK: COP31 ANTALYA İÇİN BÜYÜK FIRSAT

Toplantının açılış konuşmasını yapan ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, COP31'in Antalya açısından yalnızca uluslararası bir organizasyon olmadığını söyledi.

İklim zirvesinin kentin çevre ve sürdürülebilirlik politikalarına kalıcı katkılar sunabilecek bir fırsat olduğunu belirten Özbek, şu ifadeleri kullandı:

"COP31 sürecinin Antalya için yalnızca uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapmak anlamına gelmediğini hepimiz düşünüyoruz. Bu sürecin çevre, iklim, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanlarındaki kapasitemizi geliştirmek, ortak sorunlarımıza birlikte çözüm üretmek ve Antalya'nın geleceğine kalıcı katkılar sunmak için önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz."

"ANTALYA'NIN GELECEĞİ ORTAK AKILLA ŞEKİLLENMELİ"

İklim değişikliğiyle mücadelede tek bir kurumun çalışmalarının yeterli olmayacağını ifade eden Özbek, yerel yönetimler, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler arasında iş birliğinin önemine dikkat çekti.

COP31 Antalya Sivil Platformu'nun farklı alanlardan uzmanları ortak bir zeminde buluşturduğunu belirten Özbek, hazırlanan raporun kentin geleceğine yönelik öneriler içerdiğini söyledi.

Özbek, "Bu raporu yalnızca mevcut durumu ortaya koyan bir çalışma olarak değil, Antalya'nın ihtiyaçlarına ve geleceğine yönelik öneriler içeren bir yol haritası oluşturma çabasının önemli bir adımı olarak görüyoruz" dedi.

"ÖNEMLİ OLAN RAPORUN UYGULAMAYA GEÇİRİLMESİ"

Hazırlanan raporun ilgili kurumlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, önerilerin somut uygulamalara dönüştürülmesinin önemine işaret etti.

Özbek, "Asıl önemli olan ortaya konulan görüşlerin ilgili kurumlar ve paydaşlar tarafından değerlendirilmesi, uygulanabilir önerilere dönüştürülmesi ve sürecin devamlılığının sağlanmasıdır" ifadelerini kullandı.

ANSİAD olarak Antalya'nın geleceğine katkı sağlayacak iş birliklerini desteklemeye devam edeceklerini belirten Özbek, rapora katkı sunan kurum ve uzmanlara teşekkür etti.

COP31 RAPORUNDA ANTALYA'NIN ÖNCELİKLİ SORUNLARI ELE ALINDI

Toplantının devamında COP31 Antalya Sivil Platformu bünyesinde oluşturulan çalışma gruplarının değerlendirmeleri paylaşıldı.

ANSİAD İklim Değişikliği ve Çevre Çalışma Masası Başkanı Cem Arüv'ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, Antalya'nın sürdürülebilir geleceğine yönelik öneriler ele alındı.

Raporda öne çıkan çalışma alanları şunlar oldu:

  • Kentleşme, iklim riskleri ve afetlere hazırlık

  • Su güvenliği ve kuraklık yönetimi

  • Sürdürülebilir tarım, ekosistem ve turizm

  • Enerji verimliliği, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm

  • Kurumlar arası iş birliği ve sürdürülebilir kalkınma

AKADEMİSYENLER ANTALYA'NIN İKLİM RİSKLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

Toplantıda çalışma gruplarının raporları akademisyenler tarafından sunuldu.

Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Güray Doğan, kentleşme, iklim riskleri, afetler, sürdürülebilir tarım, ekosistem ve turizm alanlarındaki çalışmaları aktardı.

Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ethem Karadirek, su güvenliği ve kuraklık yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Atmaca ise enerji verimliliği, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm konularındaki önerileri paylaştı.

ANTALYA'DAKİ ŞİDDETLİ YAĞIŞLAR GÜNDEME GELDİ

Toplantının soru-cevap bölümünde Antalya'da 14 Ekim'de etkili olan şiddetli sağanak yağışlar da değerlendirildi.

Uzmanlar, değişen yağış rejiminin kentlerde su baskını ve sel riskini artırabilecek koşullar oluşturduğunu belirterek altyapı ve üstyapı planlamasının bu değişime uygun hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle kısa sürede yoğun miktarda yağış düşmesinin mevcut yağmur suyu tahliye sistemleri üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekildi.

PROF. DR. KARADİREK: 4 GÜNLÜK YAĞMUR 40 DAKİKADA YAĞABİLİR

Toplantının en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri Prof. Dr. Ethem Karadirek'ten geldi.

İklim değişikliğiyle birlikte yalnızca yağış miktarının değil, yağışların gerçekleşme süresinin de değişebileceğini belirten Karadirek, kentlerin bu koşullara hazırlanması gerektiğini söyledi.

Karadirek, "Eskiden dört günde yağan yağmur artık 40 dakikada yağabilir. Dolayısıyla bunu sadece yağmur suyu drenaj hatlarına yeni hatlar ekleyerek çözmek mümkün değil" dedi.

Kentlerde doğal su akış güzergâhlarının korunması gerektiğini vurgulayan Karadirek, "Normalde doğa kendisi o suyu tahliye edebilecek şekilde bir dizayna sahipti fakat biz bunu bozduk" ifadelerini kullandı.

Karadirek'in açıklaması, belirli bir tarihe yönelik hava tahmini değil, değişen yağış rejiminin oluşturabileceği risklere ilişkin bir değerlendirme olarak öne çıktı.

DOÇ. DR. DOĞAN: YEŞİL KORİDORLAR PLANLAMAYA DAHİL EDİLMELİ

Doç. Dr. Güray Doğan, Antalya'nın aşırı yağışlara karşı dayanıklılığının artırılmasında yalnızca altyapı yatırımlarının yeterli olmayacağını belirtti.

Kent planlamasında doğal yapının ve suyun akış yönünün dikkate alınması gerektiğini ifade eden Doğan, yeşil alanların ve koridorların önemine değindi.

Doğan, "Altyapımızı bunlara hazır hale getirmemiz gerekiyor. Yeşil aksların ve yeşil koridorların da planlara dahil edilmesi, su tahliyesinin doğru yapılması gerekiyor" dedi.

PROF. DR. ATMACA: GEÇİCİ DEĞİL, KÖKLÜ ÇÖZÜMLER GEREKİYOR

Prof. Dr. İbrahim Atmaca da Antalya'da yağmur suyu tahliye sistemlerinin değişen iklim koşullarına uygun şekilde planlanması gerektiğini söyledi.

Yağmur sularının güvenli biçimde yönlendirilmesi ve dere taşkınlarının önlenmesi amacıyla mühendislik çözümlerinin geliştirilmesini öneren Atmaca, geçici müdahaleler yerine uzun vadeli planlamanın önemini vurguladı.

Atmaca, "Şu anda palyatif çözüme yer yok, kökten çözümler daha uyumlu olacaktır" ifadelerini kullandı.

SU GÜVENLİĞİ VE KURAKLIK ANTALYA'NIN GÜNDEMİNDE

COP31 Antalya Sivil Platformu raporunda su güvenliği ve kuraklık yönetimi de öncelikli konular arasında yer aldı.

Antalya'nın su kaynaklarının korunması, iklim değişikliğinin su yönetimi üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi ve sürdürülebilir kullanım politikalarının geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Toplantıda, aşırı yağışlarla kuraklık riskinin birlikte değerlendirilmesinin ve su yönetiminin uzun vadeli bir yaklaşımla ele alınmasının önemine dikkat çekildi.

SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM, TURİZM VE YEŞİL DÖNÜŞÜM

Antalya ekonomisinin temel sektörleri arasında bulunan tarım ve turizm de COP31 raporunda değerlendirildi.

Sürdürülebilir tarım uygulamaları, ekosistemin korunması, turizm faaliyetlerinin çevresel etkileri ve enerji verimliliği konularında çalışma gruplarının görüşleri paylaşıldı.

Dijital ve yeşil dönüşümün kent ekonomisine katkıları ele alınırken, iklim değişikliğine uyum sağlayacak uygulamaların kurumlar arası iş birliğiyle geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

COP31 ANTALYA İÇİN KALICI DÖNÜŞÜM FIRSATI

ANSİAD öncülüğünde oluşturulan COP31 Antalya Sivil Platformu'nun üçüncü toplantısıyla birlikte çalışma gruplarının hazırladığı rapor kamuoyuyla paylaşıldı.

Raporda Antalya'nın iklim değişikliğine karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi, su kaynaklarının korunması, afet risklerinin azaltılması ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin desteklenmesi öne çıktı.

ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, COP31 sürecinde hazırlanan önerilerin ilgili kurumlar tarafından değerlendirilerek uygulanabilir projelere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Uzmanların aşırı yağışlara ilişkin uyarıları ise Antalya'nın geleceğinde iklim değişikliğine uyumlu kent planlamasının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Tepkiniz ne oldu?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow