Antalya'da 100 yıllık teknede asırlık gelenek! Üzüm pekmezinin kilosu 600 liraya ulaştı

Antalya'nın İbradı ilçesinde 77 yaşındaki Fatma Yamansoy, 100 yıllık teknede geleneksel pekmez üretiyor. Üzüm pekmezinin kilosu 500-600 liradan satılıyor.

Ekim 19, 2026 - 11:07
 0
Antalya'da 100 yıllık teknede asırlık gelenek! Üzüm pekmezinin kilosu 600 liraya ulaştı
Antalya'da 100 yıllık teknede asırlık gelenek! Üzüm pekmezinin kilosu 600 liraya ulaştı
Antalya'da 100 yıllık teknede asırlık gelenek! Üzüm pekmezinin kilosu 600 liraya ulaştı

Antalya'nın Akseki ve İbradı ilçelerinde yaklaşık bir aydır devam eden geleneksel üzüm pekmezi yapımında sona gelindi. İbradı'nın Ürünlü Mahallesi'nde yaşayan 77 yaşındaki Fatma Yamansoy, atalarından kalan 100 yılı aşkın geçmişe sahip ağaçtan oyma teknede üzüm şırası çıkararak pekmez üretimini sürdürüyor. Üzümlerin iyice olgunlaşmasını beklediği için her yıl mahallede pekmez sezonunu en son tamamladığını söyleyen Yamansoy, bu yıl hava koşulları nedeniyle verimin düştüğünü belirtti. Bölgede geleneksel yöntemlerle üretilen üzüm pekmezinin kilogramı 500 ile 600 lira arasında satılıyor.

ANTALYA'DA ASIRLIK PEKMEZ GELENEĞİ YAŞATILIYOR

Antalya'nın Toroslar üzerinde yer alan yüksek rakımlı ilçeleri Akseki ve İbradı'da sonbaharın gelmesiyle başlayan üzüm pekmezi mesaisi tamamlanma aşamasına geldi.

Bölge halkı, bağlarda yetiştirdiği üzümlerin bir bölümünü satarak değerlendirirken kalan ürünleri geleneksel yöntemlerle pekmeze dönüştürüyor.

Yaklaşık bir ay süren pekmez yapımında üzümün toplanmasından şırasının çıkarılmasına, kaynatılmasından kıvamının ayarlanmasına kadar birçok aşama bulunuyor.

Kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar, kış aylarında tüketmek üzere hazırladıkları pekmezlerle atalarından öğrendikleri üretim yöntemlerini de yaşatıyor.

77 YAŞINDAKİ FATMA YAMANSOY PEKMEZİ EN SON YAPIYOR

İbradı ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi'nde çiftçilik yapan 77 yaşındaki Fatma Yamansoy, yıllardır geleneksel yöntemlerle üzüm pekmezi üretiyor.

Mahallede pekmez sezonunu her yıl en son kendisinin tamamladığını belirten Yamansoy, bunun nedeninin üzümlerin iyice olgunlaşmasını ve tatlanmasını beklemesi olduğunu söyledi.

Yamansoy, "Her yıl Ürünlü Mahallesi'nde pekmezi en son ben yaparım. Bunun nedeni üzümlerin iyice tatlanmasını beklemem. Üzümler ne kadar tatlanırsa pekmezimiz de o kadar güzel oluyor. Bağımızda kalan üzümleri topluyor, pekmez yapımına başlıyoruz. Bu iş oldukça zahmetli. Üzümleri toplamak, şırasını çıkarmak, kaynatmak ve kıvamına getirmek derken yaklaşık bir haftalık emek harcıyoruz" dedi.

100 YILLIK AĞAÇ TEKNEDE ÜZÜM ŞIRASI ÇIKARIYOR

Fatma Yamansoy'un pekmez yapımında kullandığı en dikkat çekici araçlardan biri, ailesinden miras kalan ağaçtan oyma şıra çıkarma teknesi.

100 yılı aşkın geçmişe sahip olan tekne, üzümün suyunu çıkarmak amacıyla kullanılıyor.

Üzümler teknenin içine doldurularak geleneksel yöntemle çiğneniyor ve elde edilen şıra pekmez yapımında değerlendiriliyor.

Atalarından kalan bu yöntemi sürdürdüklerini belirten Yamansoy, "Üzümlerimizin şırasını, ağaçtan oyularak yapılmış ve atalarımızdan kalan şıra çıkarma teknesinde elde ediyoruz. Bu teknenin geçmişi 100 yılı aşkın bir zamana dayanıyor. Üzümleri teknenin içinde çiğneyerek suyunu çıkarıyoruz. Büyüklerimizden öğrendiğimiz bu yöntemi biz de sürdürüyoruz" diye konuştu.

MEŞE KÜLÜYLE HAZIRLANAN ŞIRA 7-8 SAAT KAYNATILIYOR

Toroslar'da geleneksel üzüm pekmezi üretiminin en zahmetli aşamalarından birini şıranın hazırlanması ve kaynatılması oluşturuyor.

Bağlardan toplanan üzümlerin şırası çıkarıldıktan sonra kazanlara dolduruluyor. Meşe külünün kullanıldığı geleneksel işlemden geçirilen şıra, kaynatıldıktan sonra bir gece dinlendiriliyor.

Ertesi sabah erken saatlerde süzülen şıra, pekmez tavalarına aktarılarak yeniden kaynatılıyor.

Yaklaşık 7-8 saat süren kaynatma işleminin ardından istenilen kıvama ulaşan şıra, pekmeze dönüşüyor.

Üretim sürecini anlatan Yamansoy, "Üzümleri bağdan topladıktan sonra şırasını çıkarıyoruz. Çıkardığımız şırayı kazanlara doldurup meşe külüyle kaynatıyoruz. Bir gece bekletiyoruz. Sabah erkenden kalkıp şırayı süzüyor ve pekmez tavalarına döküyoruz. Daha sonra kıvamını buluncaya kadar kaynatıyoruz. Yaklaşık 7-8 saat süren kaynatmanın ardından pekmezimiz hazır oluyor. Bütün bu işlemler oldukça emek istiyor" ifadelerini kullandı.

ÜZÜMÜN POSASI BİLE İSRAF EDİLMİYOR

Ürünlü Mahallesi'nde sürdürülen geleneksel üretimde yalnızca üzümün şırası değil, geriye kalan posası da değerlendiriliyor.

Fatma Yamansoy, üzüm şırasını çıkardıktan sonra kalan posadan sirke yaptıklarını belirtti.

Elde ettikleri sirkeyi kışlık turşu hazırlığında kullandıklarını anlatan Yamansoy, "Üzümleri çiğneyip şırasını çıkardıktan sonra geriye kalan posayı atmıyoruz. Onu da değerlendirerek sirkesini yapıyoruz. Kışlık turşularımızı bu sirkeyle kuruyoruz. Böylece üzümün hem suyundan hem de posasından yararlanıyoruz. Eskiden büyüklerimiz de böyle yapardı, biz de onların yolundan gidiyoruz" dedi.

Bu yöntemle üzümün farklı bölümleri değerlendirilerek üretim sırasında oluşan atık miktarı azaltılıyor.

BU YIL ÜZÜM VERİMİ DÜŞTÜ

Antalya'nın yüksek kesimlerinde üzüm üretimi yapan vatandaşlar, bu yıl hava koşullarının verimi olumsuz etkilediğini belirtti.

Fatma Yamansoy da bağlardan elde edilen üzüm miktarının önceki yıllara göre azaldığını söyledi.

Hazırladıkları pekmezin bir bölümünü kışlık tüketim için ayırdıklarını, ihtiyaç fazlasını ise isteyenlere sattıklarını belirten Yamansoy, "Pekmezimizi kışın tüketmek için saklıyoruz. İhtiyacımızdan fazla olursa isteyenlere de satıyoruz. Ancak bu yıl hava şartları nedeniyle bölgemizde üzüm az oldu. Bu nedenle pekmezimiz de az çıktı" diye konuştu.

ÜZÜM PEKMEZİNİN KİLOSU 500 İLE 600 LİRA ARASINDA

Akseki ve İbradı'nın kırsal mahallelerinde geleneksel yöntemlerle hazırlanan üzüm pekmezi, bölgenin yöresel ürünleri arasında yer alıyor.

Yaklaşık bir haftalık emek gerektiren üretim sürecinin ardından hazırlanan pekmezler, hem ailelerin kışlık ihtiyacını karşılamak hem de talep edenlere satılmak üzere değerlendiriliyor.

Bölgede üretilen üzüm pekmezinin kilogram fiyatı 500 ile 600 lira arasında değişiyor.

Bu yıl üzüm veriminde yaşanan düşüş nedeniyle üreticilerin elde ettiği pekmez miktarının da azaldığı ifade ediliyor.

TOROSLAR'DA NESİLDEN NESİLE AKTARILAN GELENEK

Ürünlü Mahallesi'nde pekmez yapan Sebahattin Özen de üzümün olgunlaşma süresinin lezzet açısından önemli olduğunu belirtti.

Özen, "Biz üzümlerimizin iyice tatlanıp lezzetli olması için ekim ayının ortalarına kadar bekleyip öyle pekmez yapıyoruz" dedi.

Akseki ve İbradı'da geleneksel üzüm pekmezi üretimi, yalnızca kışlık yiyecek hazırlığı olarak değil, aynı zamanda geçmişten günümüze aktarılan kültürel bir miras olarak da yaşatılıyor.

77 yaşındaki Fatma Yamansoy da ailesinden kalan 100 yıllık şıra teknesini kullanmaya devam ederek atalarının üretim yöntemlerini sürdürüyor.

Tepkiniz ne oldu?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow