Antalya'da denize girenleri tedirgin eden görüntü! Kaş sahilinde plastik kirliliği alarmı
Antalya'nın Kaş ilçesinde denizde görüntülenen plastik atıklar endişe yarattı. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, mikroplastik kirliliğinin sağlık, turizm ve deniz yaşamına etkileri konusunda uyardı.
Antalya'nın dünyaca ünlü turizm merkezlerinden Kaş'ta kaydedilen su altı görüntüleri, Akdeniz'deki plastik kirliliğini yeniden gündeme taşıdı. Kaş Halk Plajı'nda çekilen görüntülerde, denize giren vatandaşların çevresinde çok sayıda küçük parçacık ve plastik atık bulunduğu görüldü. Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, yağışlarla denize taşınan plastik atıkların ve mikroplastiklerin deniz ekosistemini, insan sağlığını ve turizmi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
KAŞ HALK PLAJI'NDA DİKKAT ÇEKEN GÖRÜNTÜLER
Antalya'nın Kaş ilçesinde bulunan Halk Plajı'nda su altından kaydedilen görüntüler, deniz kirliliğine ilişkin endişeleri artırdı.
Görüntülerde su yüzeyinin hemen altında çok sayıda küçük parçacık ve daha büyük atıkların bulunduğu, vatandaşların ise bu atıkların arasında yüzdüğü görüldü.
Akdeniz kıyılarında plastik kirliliği tartışmalarını yeniden gündeme getiren görüntüler, sosyal medyada da paylaşıldı.
Uzmanlar, denizlerdeki plastik kirliliğinin kaynağında önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
PROF. DR. MUSTAFA ÖZTÜRK'TEN MİKROPLASTİK UYARISI
2014-2018 yılları arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Kaş Halk Plajı'ndaki görüntüler üzerinden plastik kirliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Öztürk, özellikle şiddetli yağışların ardından karasal alanlarda bulunan plastik atıkların denize taşınabildiğini belirtti.
Adana bölgesinde etkili olan sağanak yağışlara dikkat çeken Öztürk, plastik atıkları açıkta depolayan tesislerden ve yasa dışı döküm alanlarından atıkların denize sürüklenebildiğini ifade etti.
Öztürk, "Yasa dışı dökülen plastik atıklar ve mikroplastiklerin büyük bölümü, yağışlı havalarda denize taşınır. Plastik atıklar Kaş Limanı'na kadar ulaşır" dedi.
Bununla birlikte Kaş Halk Plajı'nda görüntülenen atıkların kesin kaynağının belirlenebilmesi için bilimsel inceleme ve analiz yapılması gerekiyor.
MİKROPLASTİK BULUNAN DENİZDE YÜZMEK RİSKLİ Mİ?
Kaş Halk Plajı'ndaki görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan Prof. Dr. Mustafa Öztürk, plastik atık ve mikroplastik kirliliği bulunduğunu değerlendirdiği sularda yüzülmemesi gerektiğini söyledi.
Öztürk, yüzme sırasında plastik parçacıkların ağız yoluyla alınabileceğini belirtti.
Plastik parçacıkların hastalık yapıcı mikroorganizmaları taşıma ihtimalinin de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Öztürk, kirlenmiş sularda yüzmenin sağlık açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Ancak görüntülerdeki küçük parçacıkların tamamının mikroplastik olup olmadığı ve deniz suyunun sağlık açısından uygunluğu, yalnızca görüntüler üzerinden kesin olarak belirlenemez.
Bu konuda güvenilir değerlendirme yapılabilmesi için su örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi ve ilgili kurumların ölçüm sonuçlarının değerlendirilmesi gerekiyor.
"AKDENİZ'DE TURİZM CİDDİ ZARAR GÖRECEKTİR"
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, plastik atık kirliliğinin yalnızca çevre ve sağlık açısından değil, turizm sektörü bakımından da önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Plastik atık geri dönüşüm tesislerinin çalışma koşullarının denetlenmesi gerektiğini belirten Öztürk, atıkların açık alanlarda kontrolsüz biçimde depolanmasının önlenmesini istedi.
Öztürk, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Plastik atık geri dönüşüm tesisleri AB normlarında çalışmadığı sürece Akdeniz, plastik atıklarla ve mikroplastiklerle kirlenmeye devam edecektir. Akdeniz'de turizm ciddi zarar görecektir."
Öztürk, kirliliğin kaynağının belirlenmesinin ve atıkların denize ulaşmadan engellenmesinin önemine dikkat çekti.
SADECE SAHİL TEMİZLİĞİ YETERLİ DEĞİL
Akdeniz'deki plastik kirliliğine ilişkin değerlendirmesinde Öztürk, kıyılarda yapılan temizlik çalışmalarının tek başına yeterli olmayacağını belirtti.
Plastik atıkların denize ulaşmadan önce kontrol altına alınması gerektiğini vurgulayan Öztürk, özellikle geri dönüşüm tesisleri, yasa dışı atık döküm alanları ve atık su kaynaklarına yönelik denetimlerin önemine değindi.
Yağışlarla birlikte karasal alanlardan denize taşınan atıkların önlenebilmesi için kirlilik kaynaklarının tespit edilmesi gerektiğini ifade etti.
TÜRKİYE'DEKİ PLASTİK ATIK MİKTARINA DİKKAT ÇEKTİ
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Türkiye'deki plastik atık miktarına ilişkin veriler de paylaştı.
Öztürk'ün aktardığı bilgilere göre Türkiye'de yılda yaklaşık 4 milyon ton plastik atık oluşuyor.
Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye yılda yaklaşık 500 bin ton plastik atık ithal edildiğini belirten Öztürk, yurt içinde oluşan plastik atıkların önemli bir bölümünün çöp depolama alanlarına gönderildiğini söyledi.
Öztürk, Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye gönderilen aylık ortalama plastik atık miktarının 2025 yılında 42 bin 790 ton olduğunu, 2026 yılının haziran ve temmuz aylarında ise aylık ortalamanın 1145 tona gerilediğini ifade etti.
Bu rakamlar Öztürk'ün açıklamasında aktarılan verilere dayanıyor.
Öztürk, gerekli önlemlerin alınmaması halinde Türkiye'nin Avrupa'nın plastik atık merkezi haline gelebileceği uyarısında bulundu.
KONYAALTI PLAJI İÇİN DE UYARIDA BULUNMUŞTU
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ağustos ayında Antalya'nın Konyaaltı Plajı'ndaki mikroplastik kirliliğine ilişkin de açıklamalarda bulunmuştu.
Özellikle çocuklar ve yaşlılar açısından plastik parçacıkların ağız yoluyla alınmasının oluşturabileceği risklere dikkat çeken Öztürk, kirliliğin kaynağının belirlenmesi gerektiğini ifade etmişti.
Konyaaltı ve Çıralı kıyılarındaki olası kirletici kaynakların incelenmesini isteyen Öztürk, plastik atıkların zamanla daha küçük parçacıklara ayrılarak deniz ortamına yayılabildiğini belirtmişti.
MİKROPLASTİKLER DENİZ CANLILARINI NASIL ETKİLİYOR?
Plastik kirliliği, deniz ekosistemi açısından da önemli riskler oluşturuyor.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, denizdeki plastik parçacıkların balıklar tarafından besin sanılarak yutulabildiğini belirtti.
Bu parçacıkların bazı deniz canlılarının sindirim sisteminde birikerek tıkanıklıklara ve beslenme sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
Plastik parçacıkların besin zinciri yoluyla farklı canlılara taşınabildiğine dikkat çeken Öztürk, deniz ortamındaki kirliliğin uzun vadeli etkilerinin önemine vurgu yaptı.
AKDENİZ'DEKİ PLASTİK KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI ARAŞTIRILMALI
Prof. Dr. Öztürk, Akdeniz'deki plastik kirliliğine yol açabilecek kaynaklar arasında kentsel ve endüstriyel atık suları, geri dönüşüm faaliyetlerinden kaynaklanan atıkları ve denizde terk edilen balıkçılık ekipmanlarını gösterdi.
Kirliliğin yalnızca sahillerde temizlenmesinin kalıcı çözüm sağlamayacağını belirten Öztürk, atık yönetimi ve denetim çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kaş Halk Plajı'nda kaydedilen görüntüler, Antalya'nın turizm açısından önem taşıyan kıyılarında deniz kirliliğinin düzenli olarak izlenmesi ve olası kaynaklarının bilimsel yöntemlerle araştırılması gerekliliğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Tepkiniz ne oldu?