Antalya’da su krizi alarmı: Yer altı su potansiyeli 9 yılda 700 milyon metreküp azaldı
Akdeniz Üniversitesi’nin su krizi toplantısında Antalya’nın yer altı su potansiyelinin 2017’den 2026’ya 2,4 milyardan 1,7 milyar metreküpe gerilediği açıklandı. Rektör Özlenen Özkan, suyun miktarının yanı sıra kalitesinin de tehdit altında olduğunu söyledi.
Antalya’da su kaynaklarının geleceğine ilişkin dikkat çeken veriler paylaşıldı. Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen “Su Krizi” toplantısında, kentin yer altı su potansiyelinin 2017 yılında 2,4 milyar metreküp seviyesindeyken 2026 yılında 1,7 milyar metreküpe gerilediği belirtildi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, su kaynaklarının hem miktar hem de kalite bakımından tehdit altında olduğunu vurgulayarak, “Suyumuzu yalnızca miktar olarak değil, kalite olarak kaybediyoruz” dedi.
ANTALYA’DA SU KRİZİ MASAYA YATIRILDI
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan başkanlığında gerçekleştirilen “Su Krizi” toplantısında, iklim değişikliğinin Antalya ve Akdeniz Bölgesi üzerindeki etkileri değerlendirildi.
Toplantıda su kaynaklarının korunması, su tüketiminin azaltılması, sucul biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği ve gelecekte yaşanabilecek su sıkıntılarına karşı alınabilecek önlemler ele alındı.
Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ethem Karadirek, Antalya’nın mevcut su kaynakları ve gelecekte karşılaşabileceği risklere ilişkin sunum gerçekleştirdi.
ANTALYA’NIN YER ALTI SU POTANSİYELİNDE DİKKAT ÇEKEN DÜŞÜŞ
Toplantının öne çıkan başlıklarından biri, Antalya’nın yer altı su potansiyeline ilişkin paylaşılan veriler oldu.
Prof. Dr. Ethem Karadirek, iklim değişikliği ve aşırı su tüketiminin etkisiyle Antalya’nın yer altı su potansiyelinin 2017 yılında 2,4 milyar metreküpten 2026 yılında 1,7 milyar metreküpe gerilediğini belirtti.
Karadirek'in paylaştığı rakamlara göre, dokuz yıllık dönemde yer altı su potansiyelinde 700 milyon metreküplük azalma yaşandı.
Toplantıda açıklanan verilere göre
2017
2,4 milyar m³
Yer altı su potansiyeli2026
1,7 milyar m³
Yer altı su potansiyeliAkdeniz Üniversitesi toplantısında açıklanan değerler, milyar metreküp
ÖZLENEN ÖZKAN: SUYUMUZU KALİTE OLARAK DA KAYBEDİYORUZ
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, su kaynaklarının bilinçsiz kullanımının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Bilim ve teknolojideki gelişmelere rağmen mevcut imkânların su kaynaklarının korunması için yeterince etkin kullanılmadığını belirten Özkan, Antalya'nın geçmişte sahip olduğu su zenginliğini hatırlattı.
Özkan, “Geçmişte Antalya’nın su kaynaklarının ne kadar zengin olduğunu hepimiz hatırlıyoruz. Düden Şelalesi’nin eski debisini, yer altı sularımızın bolluğunu hatırlayanlarımız vardır. Bugün ise aynı kaynakların ne kadar azaldığını konuşuyoruz. Üstelik yalnızca miktar olarak değil, kalite olarak da su kaynaklarımızı kaybediyoruz” ifadelerini kullandı.
“ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA CİDDİ ZORLUKLAR YAŞAYABİLİRİZ”
Su kaynaklarının korunmaması halinde gelecek yıllarda önemli sorunlarla karşılaşılabileceği uyarısında bulunan Prof. Dr. Özkan, yalnızca tatlı su kaynaklarının değil, denizlerin de tehdit altında olduğunu belirtti.
Özkan, mevcut tüketim alışkanlıklarının devam etmesi halinde önümüzdeki 10 yıl içerisinde yaşam koşullarının sürdürülmesinde ciddi zorluklar yaşanabileceğini ifade etti.
Su yönetiminde uzun vadeli planlamanın önemine dikkat çeken Özkan, kaynakların korunması için vakit kaybedilmeden önlem alınması gerektiğini vurguladı.
ANTALYA’DA TURİST BAŞINA GÜNLÜK SU TÜKETİMİ 1 TONA ULAŞABİLİYOR
Antalya'nın yoğun turizm hareketliliğinin su tüketimi üzerindeki etkisini değerlendiren Prof. Dr. Özkan, kentin altyapı planlamasında turist nüfusunun da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Antalya'nın yaklaşık 2 milyon 770 bin kişilik nüfusa sahip olduğunu ve yılda yaklaşık 17 milyon turist ağırladığını belirten Özkan, turizmin su kaynakları üzerinde ek yük oluşturduğuna dikkat çekti.
Özkan, “Su kaynaklarımızı ve altyapımızı planlarken yalnızca yerleşik nüfusu değil, turizmin oluşturduğu ilave yükü de dikkate almak zorundayız. Antalya’da turist başına günlük su tüketiminin bazı hesaplamalarda 1 tona kadar ulaşabildiğini görüyoruz” dedi.
Bu rakamın belirli hesaplamalara dayandığını belirten Özkan, turizm sektöründe su kullanımının daha etkin yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
TARIMDA KAPALI SULAMA SİSTEMLERİNE GEÇİŞ ÇAĞRISI
Antalya ekonomisinin önemli sektörlerinden tarımda su kullanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkan, açık sulama sistemlerinin su kayıplarını artırdığına dikkat çekti.
Tarımsal üretimin gıda güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Özkan, “Tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Tarım, aynı zamanda gıda güvenliği demektir. Bu nedenle tarımsal sulamada mutlaka kapalı sistemlere geçmemiz, su kayıplarını ve kaçaklarını önlememiz gerekiyor” diye konuştu.
Özkan, tarımsal sulamada verimliliğin artırılması ve kayıpların azaltılması için gerekli altyapı yatırımlarının önem taşıdığını söyledi.
SU TÜKETİMİ VE KAYNAKLAR DENETLENMELİ
Su tüketiminin yoğun olduğu işletmelerde kullanılan suyun miktarının ve temin edildiği kaynakların denetlenmesi gerektiğini belirten Özkan, tüketimin maliyetlere ve faturalandırma sistemlerine nasıl yansıdığının da değerlendirilmesini istedi.
Özkan, işletmelerin kullandığı suyun şebekeden mi yoksa farklı kaynaklardan mı sağlandığının kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.
Sanayi sektöründe ise her kullanım alanında içme suyu kalitesinde suya ihtiyaç bulunmadığını belirten Özkan, uygun alanlarda arıtılmış ve geri kazanılmış suların kullanılmasını önerdi.
“CAYDIRICI YAPTIRIMLAR UYGULANMALI”
Su kaynaklarının korunması için yasal düzenlemelerin ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özkan, etkili yaptırımların önemine işaret etti.
Özkan, “Bir an önce gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, etkin denetim mekanizmalarının oluşturulması ve caydırıcı yaptırımların uygulanması gerekiyor. Çünkü yaptırımlar yeterince güçlü olmazsa, maalesef bugüne kadar yaptığımız hataları yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Temiz suya erişimin zorlaşabileceği uyarısında bulunan Özkan, su kaynaklarının korunmasının toplum sağlığı açısından da önem taşıdığını belirtti.
“EN İYİ SU KAYNAĞI, TASARRUF ETTİĞİMİZ SUDUR”
Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ethem Karadirek de Antalya’nın su kaynakları üzerindeki baskının giderek arttığını ifade etti.
İklim değişikliği, aşırı tüketim, tarımda açık sulama sistemleri, içme suyu şebekelerindeki kayıplar ve turizm tesislerindeki yüksek tüketimin önemli riskler oluşturduğunu belirten Karadirek, suyun verimli kullanılmasının öncelikli hedef olması gerektiğini söyledi.
Karadirek, “Artık yeni su kaynakları aramak yerine mevcut kaynakları verimli kullanmaya ve tüketimi yönetmeye odaklanmalıyız. En iyi su kaynağı, tasarruf ettiğimiz sudur” ifadelerini kullandı.
ARITILMIŞ ATIK SULARIN YENİDEN KULLANILMASI ÖNERİLDİ
Toplantıda, su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması için arıtılmış atık suların yeniden kullanımının yaygınlaştırılması da ele alındı.
Özellikle sanayide uygun alanlarda geri kazanılmış su kullanımının artırılması, içme suyu şebekelerindeki kayıpların azaltılması ve tarımsal sulama sistemlerinin modernleştirilmesi gerektiği vurgulandı.
ANTALYA’NIN SU GELECEĞİ İÇİN ORTAK ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen toplantıda, Antalya'nın su kaynaklarının korunmasının yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal açıdan da önemli olduğu belirtildi.
Tarım, turizm ve sanayi sektörlerinde suyun verimli kullanılması, su kayıplarının önlenmesi, geri kazanılmış su kullanımının artırılması ve sürdürülebilir su yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Toplantıda paylaşılan veriler ve değerlendirmeler, Antalya'nın su kaynaklarına yönelik uzun vadeli planlama ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıdı.
Tepkiniz ne oldu?