Antalya’dan okul güvenliği için acil çağrı: 21. Milli Eğitim Şûrası toplansın
Memur-Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, Başakşehir’deki bıçaklı saldırının ardından okul güvenliği için kalıcı önlemler alınmasını istedi. Miran, 21. Milli Eğitim Şûrası’nın acilen toplanması çağrısında bulundu.
Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul Başakşehir’de bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırının ardından okul güvenliğine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Okullarda yaşanan şiddet olaylarının geçici tedbirlerle önlenemeyeceğini belirten Miran, 21. Milli Eğitim Şûrası’nın “Okul Güvenliği” gündemiyle acilen toplanmasını istedi. Miran, güvenlik personelinden psikososyal desteğe kadar birçok başlığı kapsayan, bütçesi ve uygulama takvimi belirlenmiş ulusal bir eylem planı hazırlanması çağrısında bulundu.
ANTALYA’DAN OKUL GÜVENLİĞİ İÇİN ACİL ÇAĞRI
Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Başakşehir’de bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırının ardından eğitim kurumlarının güvenliğine yönelik açıklama yaptı.
Okul güvenliği konusunda günübirlik tedbirlerin yeterli olmadığını savunan Miran, öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının güvenliğinin kalıcı politikalarla sağlanması gerektiğini vurguladı.
Miran, “Artık her olaydan sonra yeni bir tedbir açıklayıp birkaç gün sonra eski düzene dönme dönemi sona ermelidir. Çocuklarımızın can güvenliği için geçici değil, kalıcı ve kesin çözümler üretmek zorundayız” dedi.
“OKUL KAPISI ÇOCUKLARIN EN GÜVENDE HİSSETTİĞİ YER OLMALI”
Okulların yalnızca eğitim verilen binalar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Miran, çocukların güvenli bir ortamda eğitim görmesinin temel öncelik olması gerektiğini ifade etti.
Ailelerin çocuklarını okula gönderirken güvenlik endişesi yaşamaması gerektiğini söyleyen Miran, okul güvenliğinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını istedi.
Miran, “Bir çocuğumuzu okula gönderirken aklımızda ‘Acaba başına bir şey gelir mi?’ sorusu olmamalıdır. Okul kapısı, çocuklarımızın kendilerini en güvende hissetmesi gereken yer olmalıdır. Eğer çocuklarımız okulda bile korunamıyorsa burada yalnızca bir güvenlik açığından değil, bütüncül bir sistem probleminden söz etmek gerekir” ifadelerini kullandı.
“ŞİDDET OKULDA BAŞLAMIYOR”
Okullarda yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin yalnızca eğitim kurumlarının içinde aranmasının yanlış olacağını belirten Miran, aile ve sosyal çevrenin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Şiddet riskinin akran ilişkileri ve dijital ortamlarla bağlantılı olabileceğine dikkat çeken Miran, önleyici çalışmaların okul dışındaki faktörleri de kapsaması gerektiğini savundu.
Miran, “Şiddet okulda başlamıyor. Aileden, sosyal çevreden, akran ilişkilerinden ve kontrolsüz dijital içeriklerden beslenen riskler okulun kapısından içeri giriyor. O nedenle çözüm de sadece okulun içerisinde aranamaz” dedi.
ULUSAL ERKEN UYARI VE MÜDAHALE SİSTEMİ ÖNERİSİ
Eyüp Bülent Miran, riskli davranışların şiddet olayına dönüşmeden önce fark edilmesini sağlayacak ulusal bir erken uyarı ve müdahale sistemi kurulması gerektiğini belirtti.
Okul güvenliğinin yalnızca fiziki tedbirlerle sağlanamayacağını ifade eden Miran, rehberlik hizmetlerinin ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi.
Miran’a göre okul güvenliği politikalarında rehber öğretmenler, psikolojik danışmanlar, aileler ve ilgili kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanması gerekiyor.
REHBERLİK VE PSİKOSOSYAL DESTEK GÜÇLENDİRİLMELİ
Okullarda şiddetin önlenmesi için öğrencilerin sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Miran, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çağrıda bulundu.
Aile eğitimi, dijital risklerle mücadele, akran ilişkileri ve erken müdahale mekanizmalarının aynı çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Miran, okul güvenliğinin yalnızca okul girişlerinde alınacak tedbirlerle çözülemeyecek kadar kapsamlı bir konu olduğunu ifade etti.
“GÜVENLİK PERSONELİ GEÇİCİ DEĞİL, KALICI OLMALI”
Memur-Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, okullarda görev yapan güvenlik ve bahçe personelinin istihdamının sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Güvenlik görevlilerinin yalnızca okul kapısında bekleyen personel olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Miran, bu kişilerin düzenli eğitim almasının önemine dikkat çekti.
Miran, “Bu personel düzenli eğitimlerden geçirilmeli, kriz anında ne yapacağını bilmeli, riskli davranışları fark edebilecek donanıma sahip olmalıdır. Okul güvenliği profesyonel bir alan olarak ele alınmalıdır. Çocuklarımızın güvenliği geçici projelere veya dönemsel uygulamalara bırakılamaz” dedi.
OKUL ÇEVRELERİNDE DENETİMLER ARTIRILSIN
Miran, eğitim kurumlarının çevresindeki güvenlik önlemlerinin de güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Okul çevrelerinde düzenli ve görünür kolluk devriyelerinin artırılmasını isteyen Miran, okul giriş ve çıkışlarının etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini belirtti.
İlgili kurumlar arasındaki bilgi paylaşımının güçlendirilmesinin de güvenlik risklerine karşı önleyici çalışmalara katkı sağlayacağını ifade etti.
21. MİLLİ EĞİTİM ŞÛRASI İÇİN ÇAĞRI
Eyüp Bülent Miran, okul güvenliğine ilişkin kapsamlı ve kalıcı çözümler geliştirilmesi amacıyla 21. Milli Eğitim Şûrası’nın “Okul Güvenliği” gündemiyle acilen toplanmasını istedi.
Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların bu alanda çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Miran, son yaşanan olayların daha kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu gösterdiğini savundu.
Şûranın yalnızca mevcut sorunların tartışıldığı bir toplantı olmaması gerektiğini belirten Miran, alınacak kararların uygulanabilir ve denetlenebilir olması gerektiğini vurguladı.
ALTI BAKANLIK VE EĞİTİM PAYDAŞLARI AYNI MASADA BULUŞMALI
Miran, okul güvenliği konusunda farklı kamu kurumlarının ve eğitim paydaşlarının ortak çalışma yürütmesini önerdi.
Milli Eğitim, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor, Sağlık ve Adalet bakanlıklarının sürece katılması gerektiğini belirten Miran, eğitim sendikaları, öğretmenler, veliler, öğrenciler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının da çalışmalarda yer almasını istedi.
Miran, “Bu toplantı yalnızca konuşma toplantısı olmamalıdır. Şûradan; takvimi, bütçesi, sorumluları ve denetim mekanizması belirlenmiş bir Okul Güvenliği Eylem Planı çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.
EYLÜL AYINDA YEDİ BAKANLIK ARASINDA PROTOKOL İMZALANMIŞTI
Eylül ayında çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğine yönelik olarak yedi bakanlığın katılımıyla bir iş birliği protokolü imzalanmıştı.
Eyüp Bülent Miran, ilgili kurumlar tarafından yürütülen çalışmalara rağmen okul güvenliği konusunda kalıcı, kapsamlı ve uygulama takvimi belirlenmiş bir yol haritasına ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.
OKUL GÜVENLİĞİNDE KALICI ÇÖZÜM VURGUSU
Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran’ın açıklamasında, okul güvenliğinin yalnızca güvenlik görevlisi sayısıyla sınırlı tutulmaması gerektiği görüşü öne çıktı.
Miran, öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının güvenliği için fiziki önlemler, psikososyal destek, aile eğitimi, dijital risklerle mücadele ve kurumlar arası iş birliğini kapsayan ulusal bir eylem planı hazırlanması çağrısını yineledi.
Tepkiniz ne oldu?