Göbeklitepe'deki 'Çanta' Figürlerine Yeni Yorum: İnsanlığın İlk Mimari Çizimi Olabilir

ALKÜ Öğretim Görevlisi Bora Uluurgun, Göbeklitepe'deki 43 numaralı dikilitaşta bulunan ve çanta, kova veya sepet olarak yorumlanan sembollerin ilk mimari çizimler olabileceğini savundu.

Eylül 4, 2026 - 10:58
 0
Göbeklitepe'deki 'Çanta' Figürlerine Yeni Yorum: İnsanlığın İlk Mimari Çizimi Olabilir

Şanlıurfa'daki Göbeklitepe'de bulunan ve yıllardır "çanta", "kova" veya "sepet" olarak yorumlanan sembollere ilişkin yeni bir değerlendirme ortaya atıldı. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Öğretim Görevlisi Bora Uluurgun, 43 numaralı dikilitaşta yer alan üç sembolün taşınabilir eşya değil, Neolitik döneme ait mimari yapıları ve kozmik evren anlayışını temsil eden şematik çizimler olduğunu savundu.

İnsanlık tarihinin başlangıcı açısından önemli merkezlerden biri kabul edilen Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıl öncesine uzanan anıtsal yapıları ve üzerlerindeki sembollerle araştırmacıların ilgisini çekmeye devam ediyor.

Göbeklitepe'deki 43 numaralı dikilitaş, üzerindeki çeşitli hayvan ve sembol tasvirleri nedeniyle araştırmaların önemli konularından biri olarak öne çıkıyor. Dikilitaşta bulunan ve görünüşleri nedeniyle "çanta", "kova" veya "sepet" olarak adlandırılan üç sembole ilişkin ALKÜ Öğretim Görevlisi Bora Uluurgun farklı bir yorum ortaya koydu.

"BUNLAR ÇANTA OLAMAZ"

Uluurgun, söz konusu motiflerin taşınabilir günlük eşyalar olmadığını, Göbeklitepe'deki üç ayrı ritüel alanını ve gök-yer-yeraltı şeklindeki üçlü evren modelini temsil ettiğini ileri sürdü.

20 yılı aşkın süredir sembollerin biçimleri nedeniyle çanta, kova veya sepete benzetildiğini belirten Uluurgun, bunun modern bakış açısından kaynaklanan bir algı olduğunu savundu.

Uluurgun'a göre sembollerin üzerindeki asimetrik hayvan figürleri, bir giriş ve kapıyı temsil ediyor. Sembolün temel formundaki simetri ile üzerindeki hayvan tasvirlerinin oluşturduğu asimetrinin, bunların gerçek bir mimari yapının şematik kesiti olduğuna işaret ettiğini ifade etti.

"KAPIYI VE GİRİŞİ TEMSİL EDİYOR"

Uluurgun, sembollerin taşınabilir bir eşya olarak değerlendirilmesi halinde üzerlerinde giriş veya kapıya saldıran hayvan figürlerinin bulunmasının açıklanamayacağını belirtti.

Araştırmacıya göre sembollerin mimari karşılıkları şöyle yorumlanıyor:

  • Üstteki kavisli bölüm: Çatı veya kubbe profili
  • Yan dikmeler: Halka duvar ve çevreleyici dikilitaşların ön cephe profili
  • Ortadaki T biçimli form: Merkez T dikilitaşı ve ritüel alanın odak noktası
  • Alt düz çizgi: Yapı tabanı ve zemin seviyesi
  • İç boşluk: Ritüel alan ve avlu

Uluurgun, bu yorum üzerinden sembollerin Göbeklitepe'deki A, B ve C numaralı yapıların ön cephe kesitlerinin şematik çizimleri olabileceğini savundu.

"KOZMİK KUBBE" İNANCINA DİKKAT ÇEKTİ

Araştırmasında Neolitik insanların fiziksel mimariyle kozmik evren anlayışını aynı semboller üzerinden ifade ettiğini ileri süren Uluurgun, söz konusu tasvirlerin insanlığın en eski "Kozmik Kubbe" inancıyla bağlantılı olabileceğini belirtti.

Uluurgun'un yorumuna göre Göbeklitepe'deki semboller yalnızca bir eşyanın tasviri değil, aynı zamanda mekan, mimari ve kozmolojik düzenin birlikte anlatıldığı çift anlamlı ikonografik belgeler niteliğinde.

FARKLI UYGARLIKLARDA BENZER SEMBOLLER

Uluurgun, Göbeklitepe'deki sembollerin sonraki dönemlerde farklı uygarlıklarda görülen tasvirlerle benzerlik taşıdığını da belirtti.

Asur ve Sümer kültürlerinde yer alan bazı ritüel tasvirlerde "çanta"ya benzeyen kapların kullanıldığını aktaran Uluurgun, bu nesnelerin arınma törenleriyle ilişkilendirildiğini ifade etti.

Meksika'daki Olmek kültürüne ait La Venta Monument 19'da bulunan bir figürde de benzer bir "çanta" tasvirinin görüldüğünü belirten Uluurgun, bu sembolün kutsal mekanın temsili olarak yorumlanabileceğini savundu.

Maori mitolojisindeki üç bilgi sepetiyle Göbeklitepe'deki üç sembol arasında da sayısal ve kozmolojik açıdan dikkat çekici bir paralellik bulunduğunu ileri süren Uluurgun, her iki anlatıda da üçlü taşıyıcıların evrenin farklı katmanlarını temsil ettiğini belirtti.

Antik Mısır'daki bazı "çanta" benzeri sembollerin ise kubbeli ve taşınabilir yapıları temsil etmiş olabileceğini ifade eden Uluurgun, sembollerdeki yarım daire ve kare formların gökyüzü ile yeryüzünü simgelediğini savundu.

Bu değerlendirmeler ışığında Uluurgun, Göbeklitepe'deki söz konusu sembollerin insanlığın bilinen en eski mimari anlatımlarından biri olabileceği görüşünü ortaya koydu.

Tepkiniz ne oldu?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow