Kalp Krizi Riskine Karşı Bilmeniz Gereken 4 Belirti
Kalp Krizi Riskine Karşı Bilmeniz Gereken 4 Belirti
Kalp krizi ve inme çoğu zaman aniden ortaya çıkmış gibi görünse de, yeni bir araştırma bu tabloyun arkasında yıllar öncesine uzanan önemli işaretler bulunduğunu ortaya koydu.
ABD ve Güney Kore'de 9 milyondan fazla yetişkinin sağlık verilerinin incelendiği kapsamlı çalışmaya göre, ciddi kardiyovasküler olay yaşayan kişilerin neredeyse tamamında önceden bilinen dört temel risk faktöründen en az biri bulunuyor.
Araştırmacılar, kalp ve damar hastalıklarının büyük bölümünün önlenebilir risklerle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.
DÖRT RİSK FAKTÖRÜ ÖNE ÇIKTI
Çalışmada kalp krizi, inme ve kalp yetmezliği gibi ciddi kardiyovasküler olaylardan önce en sık görülen risk faktörleri şöyle sıralandı:
- Yüksek tansiyon
- Yüksek kolesterol
- Yüksek kan şekeri
- Sigara kullanımı (aktif veya geçmiş kullanım)
2025 yılında yayımlanan araştırma, bu dört faktörden en az birinin kardiyovasküler olayların yüzde 99'undan fazlasından önce mevcut olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, en düşük risk grubunda yer alan 60 yaş altındaki kadınlarda bile kalp krizi ve inmelerin yüzde 95'inden fazlasının bu faktörlerden biriyle ilişkili olduğunu belirledi.
EN GÜÇLÜ BAĞLANTI YÜKSEK TANSİYONDA GÖRÜLDÜ
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de hipertansiyonun etkisi oldu.
Verilere göre hem ABD hem de Güney Kore'de kalp krizi, inme veya kalp yetmezliği yaşayan bireylerin yüzde 93'ünden fazlasında daha önce yüksek tansiyon tanısı veya bulgusu bulunuyordu.
Uzmanlar, hipertansiyonun erken dönemde kontrol altına alınmasının ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek ciddi kalp ve damar hastalıklarını önemli ölçüde azaltabileceğini vurguluyor.
"RİSK FAKTÖRLERİ OLMADAN GELİŞİYOR" İDDİASINA YANIT
Araştırmanın kıdemli yazarı kardiyolog Philip Greenland, elde edilen bulguların son yıllarda gündeme gelen bazı tartışmalara da açıklık getirdiğini söyledi.
Greenland'a göre çalışma, ciddi kardiyovasküler olayların büyük çoğunluğunun öncesinde değiştirilebilir veya tedavi edilebilir risk faktörlerinin bulunduğunu güçlü şekilde ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, geçmiş çalışmalarda bazı risklerin gözden kaçırılmış olabileceğini veya klinik eşiklerin altında kalan sağlık sorunlarının yeterince değerlendirilememiş olabileceğini ifade ediyor.
Tepkiniz ne oldu?