Sağlıkta Dijital Dönüşümün Karanlık Yüzü: Yanıltıcı Teşhis Riski!
Sağlıkta Dijital Dönüşümün Karanlık Yüzü: Yanıltıcı Teşhis Riski!
Prof. Dr. Recep Öztürk, sağlıkta yapay zekanın bir "ön değerlendirme aracı" olarak görülebileceğini, en büyük tehlikenin ise yapay zekanın sunduğu bilgilerin "kesin doğru" kabul edilmesi ve profesyonel yardımın ertelenmesi olduğunu söyledi.
İstanbul Medipol Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Öztürk
"Bu davranış, sağlık sistemindeki yoğunluk, randevu sürelerinin kısalığı (randevu sürelerinin uzunluğu ve muayene sürelerinin kısalığı) ve anlık bilgi ihtiyacının artmasıyla yakından ilişkilidir. Üstelik yalnızca hastalar değil, hekimler de bu teknolojileri kullanıyor. ABD'de 2024 yılında hekimlerin yüzde 66'sı yapay zeka kullandığını bildirdi. Bu oran 2023'te yüzde 38'di. Yani bir yılda yüzde 28 puan artış oldu, yaklaşık yüzde 74'lük artış yaşandı."
"Yapay zeka bir 'ön değerlendirme aracı' olarak görülebilir"
İnsanların artık USG, BT, MR raporları ya da semptomlarıyla bir arama motorunda karmaşık sonuçlar arasında kaybolmak yerine, bilgiyi anlamlandıran sistemlere yöneldiğini anlatan Öztürk, sadece ChatGPT üzerinden günde yaklaşık 40 milyon sağlık sorgusu yapılmasının, bu refleksin ne kadar yaygınlaştığını gösterdiğini belirtti.
Öztürk, yapay zekanın tıbbi terminolojiyi sadeleştiren, hastanın belirsizlik kaynaklı paniğini azaltan bir "ön değerlendirme aracı" olarak görülebileceğini belirterek, ancak yapay zekanın asla bir teşhis makinesi değil yalnızca bir bilgi işleme aracı olarak hekimin işini kolaylaştıran bir yardımcı olduğunu dile getirdi.
Yapay zekanın sunduğu bilgilerin "kesin doğru" kabul edilmesi en büyük risk
Yapay zekada genel tanısal doğruluk oranının günümüzde uzman hekim performansının gerisinde kaldığına vurgu yapan Öztürk, şunları kaydetti:
"Radyoloji, dermatoloji ve patoloji gibi standart protokollerin uygulandığı alanlarda insan gözünün kaçırabileceği ayrıntıları yakalayabilir. Fakat klinik bağlamı kavrama, anamnez değerlendirme ve fizik muayene gibi hekimliğin temel unsurları algoritmaların dışında kalır. En büyük risk, sunulan bilgilerin 'kesin doğru' kabul edilmesi ve profesyonel yardımın ertelenmesidir. 'Halüsinasyon' olarak adlandırılan, gerçek dışı bilgilerin ikna edici bir dille sunulması hastada sahte bir sükunet ya da yersiz panik oluşturabilir. Klinik karar destek sistemlerinde yüzde 8-20 oranında halüsinasyon riski bildirilmiştir. Radyoloji araçlarında vakaların yüzde 5-10'unda yanlış teşhis, bir çalışmada ise benign (selim) nodüllerin yüzde 12'sinin malign (habis) olarak işaretlenmesi dikkati çekicidir."
"Telafisi imkansız sonuçlara neden olabilir"
yapay zeka sisteminin sağlıkta kullanımıyla ilgili bilgiler verdi.
Sağlıkta yapay zekanın artık geleceğe ait bir öngörü olmadığını belirten Öztürk, küresel ölçekte, her hafta yaklaşık 230 milyon kişinin sağlıklı yaşam ve iyi hissetme konularında dijital yapay zeka sistemlerine başvurduğunun bildirildiğini aktardı.
Bazı raporlara göre, yalnızca ChatGPT'ye günlük düzeyde sağlıkla ilgili soru yönelten kullanıcı sayısının 40 milyonun üzerinde olduğuna işaret eden Öztürk, "Diğer yapay zeka sistemleri de hesaba katıldığında, bu ilginin ne denli geniş bir insan topluluğunu etkilediği dikkati çekici boyuttadır. Bu veriler, bireylerin sağlık bilgisini arama ve anlamlandırma biçiminde yaşanan sessiz fakat köklü dönüşümün dikkat çekici bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir." dedi.
Öztürk, bugün insanların tahlil sonuçlarını, semptomlarını ve sağlıkla ilgili endişelerini doğrudan yapay zekaya yöneltmeye başladığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
Tepkiniz ne oldu?