Türk bilim insanlarından evrenin geleceğini değiştirebilecek keşif! Einstein'ın teorisine alternatif model
İTÜ öncülüğündeki bilim insanları, evrenin genişleme hızındaki artışın durmuş olabileceğini ortaya koyan yeni bir model geliştirdi. Araştırma Physical Review D'de yayımlandı.
Türk bilim insanlarının öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırma, evrenin geleceğine ilişkin bilim dünyasında yeni bir tartışmanın kapısını araladı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) liderliğinde geliştirilen matematiksel model, evrenin genişlemeye devam etmesine rağmen genişleme hızındaki artışın durmuş olabileceğini gösteriyor. Einstein'ın genel görelilik kuramına alternatif bir kütleçekim teorisinin incelendiği çalışma, uluslararası hakemli bilim dergisi Physical Review D'de yayımlandı.
TÜRK BİLİM İNSANLARINDAN EVRENİN GENİŞLEMESİNE YENİ MODEL
İstanbul Teknik Üniversitesi öncülüğündeki uluslararası araştırma ekibi, evrenin genişlemesini açıklamaya yönelik yeni bir teorik model geliştirdi.
Yükseköğretim Kurulundan yapılan açıklamaya göre araştırma, İTÜ Fizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Akarsu liderliğinde gerçekleştirildi.
Çalışmada, Einstein'ın genel görelilik kuramına alternatif bir kütleçekim teorisinin daha önce yeterince incelenmemiş matematiksel çözümü ele alındı.
Araştırmacılar, bu çözümün evrenin genişleme geçmişine ilişkin farklı bir senaryoya imkân tanıdığını ortaya koydu.
EVRENİN GENİŞLEME HIZINDAKİ ARTIŞ DURMUŞ OLABİLİR
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, evrenin genişleme sürecine ilişkin ortaya koyduğu yeni ihtimal oldu.
Standart kozmoloji modelinde evrenin genişlemesinin karanlık enerji etkisiyle hızlandığı kabul ediliyor.
İTÜ öncülüğünde geliştirilen model ise evren genişlemeye devam ederken genişlemenin ivmesinin azalmış, hatta günümüzde sona ermiş olabileceğine işaret ediyor.
Bu sonuç, evrenin genişlemesinin tamamen durduğu anlamına gelmiyor.
Araştırmada öne çıkan ihtimal, evrenin genişlemeyi sürdürmesine rağmen genişleme hızındaki artışın durmuş olabileceği yönünde.
Söz konusu senaryonun gözlemsel verilerle doğrulanması halinde evrenin geleceğine ilişkin bazı bilimsel hesaplamaların yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
KARANLIK ENERJİ 9,5 MİLYAR YIL ÖNCE DEĞİŞMİŞ OLABİLİR
Araştırmanın merkezinde evrenin genişleme davranışını açıklamak için kullanılan karanlık enerji bulunuyor.
Bilimsel hesaplamalara göre karanlık enerjinin, evrenin toplam enerji içeriğinin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturduğu tahmin ediliyor.
Standart kozmoloji modelinde karanlık enerjinin zaman içerisinde değişmediği kabul ediliyor.
Ancak İTÜ öncülüğündeki çalışmada, karanlık enerjinin evrenin ilk dönemlerinde negatif değere sahip olduğu ve yaklaşık 9,5 milyar yıl önce pozitif değere geçmiş olabileceği değerlendirildi.
Araştırmacılar, bu değişimin teoriye sonradan eklenen bir varsayımdan kaynaklanmak zorunda olmadığını, incelenen kütleçekim teorisinin matematiksel yapısından doğal olarak ortaya çıkabildiğini gösterdi.
EINSTEIN'IN GENEL GÖRELİLİK KURAMINA ALTERNATİF YAKLAŞIM
İTÜ ekibinin çalışması, Einstein'ın genel görelilik kuramının yanlışlandığı veya geçersiz hale geldiği anlamına gelmiyor.
Araştırmada, genel göreliliğe alternatif bir kütleçekim teorisinin matematiksel çözümü incelenerek evrenin genişlemesine ilişkin farklı bir açıklama geliştirildi.
Yeni modelin, Güneş sistemindeki hassas kütleçekim testleriyle uyumlu kalabildiği belirtildi.
Bu durum, alternatif modelin yalnızca kozmolojik ölçekte değil, kütleçekimin hassas biçimde ölçülebildiği alanlarda da sınanabilir olması açısından önem taşıyor.
Ancak modelin bilimsel geçerliliğinin daha kapsamlı gözlemsel verilerle test edilmesi gerekiyor.
DESI VERİLERİ KARANLIK ENERJİ TARTIŞMASINI GÜÇLENDİRDİ
Araştırmada, evrenin büyük ölçekli yapısını inceleyen Karanlık Enerji Spektroskopik Aracı'nın (DESI) gözlemleri de önemli bir yer tutuyor.
DESI tarafından elde edilen veriler, karanlık enerjinin zaman içerisinde değişebileceğine yönelik bilimsel tartışmaları güçlendirdi.
Beş yıllık gözlem programını tamamlayan DESI, 47 milyondan fazla galaksi ve kuasarı gözlemledi.
Mart 2025'te açıklanan sonuçlar, karanlık enerjinin sabit olmayabileceğine ilişkin bulguları desteklese de henüz kesin bir bilimsel keşif düzeyine ulaşmadı.
İTÜ ekibinin çalışmasının ise DESI'nin söz konusu sonuçlarından önce, Ekim 2024'te bilimsel değerlendirmeye sunulduğu belirtildi.
Araştırmacılar, geliştirdikleri modeli DESI'nin kapsamlı gözlem verileriyle karşılaştırmayı hedefliyor.
HUBBLE GERİLİMİNE YENİ BİR AÇIKLAMA GETİREBİLİR
Yeni modelin dikkat çeken yönlerinden biri de kozmolojide uzun süredir tartışılan Hubble gerilimiyle ilişkisi oldu.
Hubble gerilimi, evrenin genişleme hızının farklı gözlem yöntemleriyle hesaplanması sonucunda elde edilen değerler arasındaki uyuşmazlığı ifade ediyor.
İTÜ öncülüğündeki araştırmada geliştirilen modelin genişletilmiş biçiminin, erken evrene ilişkin verilerle uyumlu kalırken günümüzde doğrudan ölçülen daha yüksek genişleme hızı değerlerini de açıklayabildiği belirtildi.
Bu yaklaşımın farklı ölçümler arasındaki uyuşmazlığa açıklama getirip getiremeyeceği, yeni gözlemsel testlerle değerlendirilecek.
ARAŞTIRMA EKİBİNDE TÜRK VE YABANCI BİLİM İNSANLARI YER ALDI
Physical Review D dergisinde yayımlanan uluslararası çalışma, Prof. Dr. Özgür Akarsu liderliğinde gerçekleştirildi.
Araştırma ekibinde şu bilim insanları yer aldı:
-
Prof. Dr. Özgür Akarsu – İstanbul Teknik Üniversitesi
-
Dr. N. Merve Uzun – İTÜ araştırma grubu
-
Bilal Bulduk – Gebze Teknik Üniversitesi ve İTÜ doktora programı
-
Prof. Dr. Nihan Katırcı – Doğuş Üniversitesi
-
Prof. Dr. Antonio De Felice – Kyoto Üniversitesi Yukawa Teorik Fizik Enstitüsü
Uluslararası ekip, alternatif kütleçekim teorisinin evrenin genişleme geçmişine ilişkin sunduğu matematiksel çözümleri inceledi.
PROF. DR. ÖZGÜR AKARSU: ALTERNATİF BİR YOL BELİRLEDİK
Araştırmanın yürütücüsü Prof. Dr. Özgür Akarsu, karanlık enerjinin zaman içerisinde işaret değiştirebileceği senaryo üzerinde uzun süredir çalıştıklarını belirtti.
Akarsu, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Bu senaryo, DESI'nin verileri gibi gözlemsel veriler karşısında dikkat çekici biçimde sağlamlığını korudu. Açıkta kalan soru, bu davranışı hangi fiziksel mekanizmanın ortaya çıkarabileceğiydi."
Çalışmanın bundan sonraki aşamasına ilişkin de bilgi veren Akarsu, geliştirdikleri modelin kapsamlı gözlemlerle sınanması gerektiğini vurguladı.
"Mevcut bir kuram içerisinde evrenin izleyebileceği alternatif bir yol belirledik. Bir sonraki adım, bu modeli tüm gözlemsel veriler ışığında titizlikle sınamaktır. İlk sonuçlar umut verici görünüyor ve özellikle bunun Hubble gerilimi hakkında bize neler söyleyebileceğiyle yakından ilgileniyoruz."
EVRENİN GELECEĞİNE İLİŞKİN HESAPLAMALAR DEĞİŞEBİLİR
İTÜ öncülüğünde geliştirilen model, evrenin genişleme geçmişi ve geleceği hakkında yeni araştırma olanakları sunuyor.
Karanlık enerjinin zamanla değişebileceği ve evrenin genişlemesindeki hızlanmanın sona ermiş olabileceği ihtimali, kozmolojide kullanılan bazı hesaplamaların yeniden ele alınmasına yol açabilir.
Ancak araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlar henüz evrenin genişleme ivmesinin kesin olarak durduğunu göstermiyor.
Bilim insanları, alternatif modelin doğruluğunu değerlendirmek amacıyla kapsamlı astronomik gözlemlerle karşılaştırmalar yapmayı planlıyor.
Physical Review D'de yayımlanan çalışma, Türk bilim insanlarının uluslararası kozmoloji araştırmalarına katkısı açısından dikkat çekiyor.
Tepkiniz ne oldu?