Çocuklarda Lösemiye Dikkat: Prof. Dr. Volkan Hazar Erken Belirtileri Açıkladı
Antalya'da Prof. Dr. Volkan Hazar, çocuklarda löseminin erken belirtilerine dikkat çekti. Uzun süren halsizlik, ateş, solukluk ve kolay morarma konusunda aileleri uyardı.
Çocukluk çağında en sık görülen kanser türünün lösemi olduğunu belirten Prof. Dr. Volkan Hazar, erken tanı ve modern tedavi yöntemleri sayesinde hastalıkla mücadelede önemli başarılar elde edildiğini söyledi. Hazar, özellikle çocuklarda uzun süren halsizlik, açıklanamayan ateş, ciltte solukluk ve kolay morarma gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Çocuk Onkolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Volkan Hazar, löseminin özellikle 2-5 yaş arasındaki çocuklarda daha sık görüldüğünü ifade etti.
LÖSEMİ TEDAVİSİNDE BAŞARI ORANI YÜZDE 90'A YAKLAŞIYOR
Çocukluk çağı lösemilerinin yaklaşık yüzde 80'ini akut lenfoblastik löseminin (ALL) oluşturduğunu belirten Hazar, güncel tedavi yöntemlerinin başarı oranlarını artırdığını söyledi.
Hazar, "Günümüzde uygun tedavi durumlarında akut lenfoblastik lösemi tanısı alan çocukların yaklaşık yüzde 85-90'ında uzun süreli sağkalım sağlanabiliyor" dedi.
Tedavi başarısının hastalığın türüne, biyolojik özelliklerine ve tedaviye verilen yanıta göre değişebildiğini belirten Hazar, kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve bağışıklık sistemini esas alan yöntemlerin önemine dikkat çekti.
ÇOCUKLARDA BU BELİRTİLERE DİKKAT
Löseminin erken dönemde fark edilmesinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Hazar, ailelerin özellikle dinlenmeyle geçmeyen halsizlik, ciltte solukluk, açıklanamayan veya uzun süren ateş ve kolay morarma gibi belirtileri takip etmesi gerektiğini söyledi.
Sık tekrarlayan burun ve diş eti kanamaları, kemik ve eklem ağrıları, karında şişlik ve lenf bezlerinde büyümenin de görülebileceğini ifade etti.
Hazar, bu belirtilerin her zaman lösemi anlamına gelmediğini ancak uzun sürmesi veya birden fazla belirtinin birlikte görülmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.
LÖSEMİ BULAŞICI BİR HASTALIK DEĞİL
Löseminin bulaşıcı olmadığını vurgulayan Hazar, tedavi sürecinde tıbbi uygulamaların yanı sıra psikolojik ve sosyal desteğin de önemli olduğunu kaydetti.
Çocukların eğitim, oyun ve sosyal yaşamdan mümkün olduğunca uzak kalmamasının yaşam kalitelerini olumlu etkilediğini belirten Hazar, enfeksiyonlardan korunma ve dengeli beslenmenin de tedavi sürecinin önemli parçaları olduğunu söyledi.
KAN VE KÖK HÜCRE BAĞIŞI HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Lösemiyle mücadelede toplumsal dayanışmanın önemine değinen Prof. Dr. Volkan Hazar, gönüllü kan, trombosit ve kök hücre bağışlarının ihtiyaç duyan hastaların tedavilerine katkı sağladığını ifade etti.
Hazar, sağlık çalışanları, aileler ve toplumun birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekerek lösemili çocuklara ve ailelerine yönelik desteğin artırılması çağrısında bulundu.
EDİTÖR:TUĞBA ÇİÇEK
Tepkiniz ne oldu?