ATB Başkanı Çandır: Antalya’da Ödeme ve Tahsilat Sorunu Daha Hızlı Büyüyor
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde karşılıksız çek tutarının yüzde 85 arttığını, kredilerin büyümesine karşın ödeme gücünün aynı hızda gelişmediğini söyledi.
Antalya ekonomisinde finansman baskısı artıyor
Antalya Ticaret Borsası’nın ağustos ayı olağan Meclis toplantısında, Antalya ekonomisi, tarım, ihracat, finansman, üretim maliyetleri ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, işletmelerin üretim ve ticarete devam ettiğini ancak finansman baskısının giderek ağırlaştığını söyledi.
Borsa yönetiminin bir aylık faaliyetleri hakkında meclis üyelerine bilgi verilen toplantıda konuşan Çandır, Antalya’nın ekonomik göstergelerine ilişkin güncel verileri değerlendirdi.
Antalya’da karşılıksız çek tutarı yüzde 85 arttı
Temmuz ayı verilerinin Antalya’da işletmelerin üretmeye ve ticaret yapmaya devam ettiğini ancak ödeme ve tahsilat sorunlarının büyüdüğünü gösterdiğini belirten Çandır, yılın ilk yedi ayında ibrazında ödenen çek tutarının Türkiye’de yüzde 18, Antalya’da yüzde 25 arttığını söyledi.
Karşılıksız çek tutarındaki artışın ise Türkiye’de yüzde 52, Antalya’da yüzde 85 seviyesine ulaştığını belirten Çandır, Antalya’da temmuz ayında karşılıksız çek tutarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 99 arttığına dikkat çekti.
Çandır, “Ticaret hacmimiz büyürken, ödeme ve tahsilat sorunu çok daha hızlı büyüyor” dedi.
Antalya’da ilk yedi ayda kurulan şirket sayısının yüzde 7 arttığını, kapanan şirket sayısının ise yüzde 12 azaldığını belirten Çandır, temmuz ayında Türkiye’de şirket kuruluşları yüzde 3 azalırken Antalya’da yüzde 12 arttığını kaydetti.
“Kredi büyüyor ancak ödeme gücü aynı hızda büyümüyor”
Kredi verilerini de değerlendiren Çandır, haziran itibarıyla toplam nakdi kredilerin Türkiye’de yüzde 38, Antalya’da yüzde 42 arttığını söyledi. Takipteki alacakların ise Türkiye’de yüzde 81, Antalya’da yüzde 89 yükseldiğini belirten Çandır, Antalya’da kredi kullanımının ticaret ve inşaatta yüzde 38, tarımda yüzde 34, turizmde yüzde 30 arttığını ifade etti.
Antalya’nın turizm kredilerinde Türkiye toplamının yüzde 41’ini oluşturduğunu belirten Çandır, yılın ilk altı ayında nakdi kredilerin Antalya’da yüzde 14,3, Türkiye’de yüzde 13,8 arttığını, aynı dönemde enflasyonun yüzde 18 olduğunu söyledi.
Kredi hacminin yılbaşından bu yana reel olarak daraldığına dikkat çeken Çandır, hanehalkı kredilerindeki gelişmeleri de değerlendirdi.
Antalya’da konut kredilerinin yüzde 50, diğer tüketici kredilerinin yüzde 43, bireysel kredi kartlarının yüzde 46 arttığını, taşıt kredilerinin ise yüzde 22 gerilediğini belirten Çandır, konut kredilerindeki artışın Türkiye ortalamasının 13 puan üzerinde olduğunu kaydetti.
Çandır, “Kredi büyüyor ancak ödeme gücü aynı hızda büyümüyor. Takipteki alacakların kredi hacminden çok daha hızlı artması, işletmelerimizin finansman yükünün ağırlaştığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
OVP’de tarım için stratejik sektör vurgusu
Eylül ayında açıklanması beklenen yeni Orta Vadeli Program’ın iş dünyası açısından önem taşıdığını belirten Çandır, tarımın yeni OVP’de stratejik sektör olarak ele alınmasını beklediklerini söyledi.
Üreticinin yüksek gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Çandır, tüccar ve sanayicinin ise yüksek finansman maliyeti ve kur baskısıyla mücadele ettiğini ifade etti.
Çandır, OVP’nin üreticiyi üretimde, tüccarı ticarette, sanayiciyi üretim ve ihracatta tutacak bir çerçeve ortaya koyması gerektiğini belirterek desteklerin maliyetlerle uyumlu ve öngörülebilir olması çağrısında bulundu.
Antalya ihracatı yüzde 14,2 arttı
2026 yılının ilk yedi ayında Türkiye ihracatının yüzde 4,2 artarak 141 milyar dolara, Antalya ihracatının ise yüzde 14,2 artışla 1,38 milyar dolara ulaştığını belirten Çandır, Antalya’nın ihracat artışının Türkiye ortalamasının 10 puan üzerinde gerçekleştiğini söyledi.
Yedi aylık dönemde tarımın toplam ihracattaki payının Türkiye’de yüzde 15, Antalya’da yüzde 59 olduğunu belirten Çandır, sanayinin payının Türkiye’de yüzde 82, Antalya’da yüzde 26, madenciliğin payının ise Türkiye’de yüzde 3, Antalya’da yaklaşık yüzde 12 olduğunu kaydetti.
“Türkiye’nin ihracatını sanayi, Antalya’nın ihracatını ise tarım sürüklüyor” diyen Çandır, tarımın Antalya ekonomisi açısından üretimin yanı sıra ihracat, istihdam ve lojistik açısından da temel bir sektör olduğunu vurguladı.
Antalya’nın tarım ve gıda ihracatının 817 milyon dolara ulaştığını belirten Çandır, yaş meyve ve sebze ihracatının miktar olarak yüzde 14 gerilemesine rağmen değer bazında yüzde 24 artarak 497 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Süs bitkileri ihracatının ise yüzde 2 artışla 43,6 milyon dolara ulaştığını kaydetti.
Karadeniz’deki güvenlik Antalya ihracatını da etkiliyor
Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Karadeniz’de limanlara ve ticari gemilere yönelik saldırıların dış ticaret açısından risk oluşturduğunu belirten Çandır, Rusya’ya gerçekleştirilen yaş meyve ve sebze sevkiyatlarında Samsun-Karadeniz hattının önemli bir güzergah olduğunu söyledi.
Çandır, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin Antalya ihracatını da doğrudan ilgilendirdiğini belirterek ticaret yollarının açık ve güvenli tutulmasının ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu ifade etti.
“Bir işletmenin sorunu tüm sektörün sorunu değildir”
Tarımsal ticarette konkordato konusuna da değinen Çandır, Antalya Hali’nde bazı firmaların konkordato ilan etmesinin sektörde endişe oluşturduğunu ancak birkaç işletmenin yaşadığı finansal sıkıntının sektörün tamamının risk altında olduğu anlamına gelmediğini söyledi.
Konkordato uygulamasında kamu ve banka alacakları ile üretici ve ticari işletmelerin alacaklarının farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çandır, üreticinin ürününü teslim ettikten sonra alacağını zamanında tahsil edememesinin finansal sıkıntının diğer işletmelere de yayılmasına neden olabileceğini ifade etti.
Çandır, konkordato sisteminin finansal sıkıntı yaşayan işletmeye nefes aldırırken üreticiyi ve ticari zinciri mağdur etmeyecek şekilde yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Üreticinin desteklenmesi çağrısı
Antalya’da hububat hasadının tamamlandığını belirten Çandır, Türkiye genelinde de hasadın önemli bölümünün geride kaldığını ifade etti.
Antalya’da verimin bölgelere göre farklılık gösterdiğini belirten Çandır, yüksek rutubet ve özellikle orman arazilerine yakın bölgelerde görülen süne nedeniyle bazı bölgelerde ürün kalitesiyle ilgili sorunlar yaşandığını söyledi.
Artan akaryakıt ve gübre maliyetlerinin üreticinin gelecek sezon ekim kararlarını olumsuz etkilediğini belirten Çandır, üreticinin üretimden kopmaması için doğrudan, hedefli ve öngörülebilir desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Çandır, “Üreticiyi bugün desteklemezsek, yarın yalnızca üreticiyi değil; gıda arzını ve tüketiciyi de daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya bırakırız” dedi.
Manavgat Altın Susamı için rekabet uyarısı
Susam üretimindeki gelişmelere de değinen Çandır, ithal ürünlerin fiyat avantajı ve özellikle Mısır’dan gelen susamın Antalya’da üretilen yerli susama renk bakımından benzemesinin coğrafi işaretli Manavgat Altın Susamı açısından rekabet riski oluşturduğunu söyledi.
Yerli üretimin korunması ve Manavgat Altın Susamı’nın rekabet gücünün artırılması gerektiğini belirten Çandır, coğrafi işaret tescilinin tek başına yeterli olmadığını vurguladı.
“Su, Antalya ekonomisinin geleceğidir”
ATB’nin 2026 yılı faaliyet programında suyu ana tema olarak belirlediğini hatırlatan Çandır, suyun yalnızca çevre meselesi olmadığını belirterek tarım, turizm, sanayi, kent yaşamı ve Antalya ekonomisinin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.
Çandır, 15-16 Eylül tarihlerinde “Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol” başlığıyla sektörel toplantılar düzenleneceğini açıkladı.
23 Eylül’de Antalya Su Zirvesi gerçekleştireceklerini belirten Çandır, zirvede Antalya’nın su konusundaki ortak iradesinin, çözüm önerilerinin ve somut hedeflerinin ele alınacağını ifade etti.
“Üretimimizi korumak, ticaretimizi güçlendirmek zorundayız”
Önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Çandır, Antalya’nın geleceğinin sektörlerin birbirinden ayrı düşünülerek planlanamayacağını söyledi.
Tarımın turizmle, turizmin ticaretle, ticaretin ihracatla; tüm bu alanların ise teknoloji, finansman ve sürdürülebilirlikle buluşması gerektiğini belirten Çandır, Antalya Ticaret Borsası olarak üreticinin, tüccarın ve iş dünyasının sorunlarını gündeme taşımaya devam edeceklerini kaydetti.
Çandır ayrıca 5174 sayılı Kanun gereği oda ve borsaların organ seçimlerinin ekim-kasım aylarında yapılması gerektiğini belirterek, ATB organ seçimlerinin ekim ayında gerçekleştirilmesi amacıyla ilgili seçim kuruluna başvuracaklarını açıkladı.
Toplantıda meclis üyeleri de faaliyet gösterdikleri sektörlere ilişkin değerlendirmelerini ve gündemdeki sorunları paylaştı.
Tepkiniz ne oldu?